BOŞLUK
- tulay samlioglu

- 17 Haz
- 3 dakikada okunur
BOŞLUK
Tülay Şamlıoğlu, Dr
Bu bölüm TNUM25 - KENTSEL MORFOLOJİ KONGRESİ KİTABI'nda yer alan "ANTROPOSEN ÇAĞI'NDA YIKIMIN BOŞLUĞU" adlı çalışmanın, "3. Kavramsal Çerçeve / 3.3. BOŞLUK" adlı bölümüne aittir. Çalışmanın tamamına link üzerinden ulaşabilirsiniz. Çalışmanın referansı aşağıda yer almaktadır.
Boşluk kavramı, farklı kültür ve disiplinlerce çeşitli anlamlarda kullanılmış olup mimarlık ve kentsel bağlamda yapılan çalışmalarda somut betimlemelerle tanımlanmaya çalışılmıştır. İngilizce literatürde “void, emptiness, space, gap, vacuum, blank, vacant” gibi kelimelerle ifade edilen kavramı felsefe sözlüğü; “içinde hiçbir özdeğin bulunmadı yer, uzay” olarak tanımlanmaktadır (Hançerlioğlu, 2005). Romalı filozof Lukretius, boşluk hipotezinden bahsederken onu bilim ve felsefe tarihinin en ilginç bilmecelerinden biri olarak tanımlar (Lucretius, 1921 akt. Evangelidis, 2019). Bununla birlikte ‘madde ve boşluk’ dışında hiçbir gerçekliğin var olmadığını ifade ederken, doğanın atomlar ve atomların içinde yer alıp, hareket ettikleri boşluklar üzerine temellendiğini ifade etmektedir (Lucretius, 2001).
Mekansal bağlamda ise boşluk, her daim hareket kavramıyla bir diyalog halindedir. Harekete imkan tanır ve zemin hazırlar. Boşluğun mekansal öğelerle tanımlı hale gelmesiyle harekette anlam kazanır ve bu durum mekansal fonksiyonları üretir. Mimari bağlamda; insan ölçeğine bağlı olarak algılanan boşluk, mimari elemanlarla sınırlandırılmış yer olarak ifade edilmektedir (Şamlıoğlu, 2010). Yapılarda, form ölçeğinde boşaltmalarla yaratılan boşluklar, işlevsel düzeyde; atrium, galeri, avlu, geçiş boşlukları gibi forma dair boşaltmalarla karşımıza çıkarken, ayrıca malzeme kullanımına bağlı olarak algısal düzeyde de tasarlanabilmektedirler (Şamlıoğlu, 2010). Kentsel bağlamda ise meydanlar, caddeler, parklar-bahçeler, terkedilmiş alanlar, bakımsız parseller, yıkıntı ve harabe alanları vb fonksiyon, hiyerarşi, biçim, kapalılık ve de hareketlilik bakımından birbirlerinden farklı değerlerde karşımıza çıkabilmektedir.

Şekil 4. Kentsel Boşluk
Literatürde kentsel boşluk kavramıyla ilgili pek çok çalışma; kent sınırları içerisinde bulunan, mekansal bağlamda tanımlı veya tanımsız pek çok alanı biribirinden farklı parametrelere göre sınıflayarak ele almış, hatta bazı çalışmalar mimari forma dair boşlukları da kentsel boşluk bağlamında okumuştur (bkz. Trancik, 1986; Şamlıoğlu, 2010; Kuloğlu, 2013; Hashem vd., 2022; Harshad vd., 2023). Genellikle yaklaşımlarda öne çıkan; mekansal ve işlevsel olarak tanımlı alanlar ile işlevsiz ve kamusal etkileşime kapalı alanların kentsel boşluk başlığı altında sınıflanmasıdır. Trancik (1986) bu bağlamda aynı zamanda ‘lost spaces’ (kayıp alanlar) kavramını da kullanmakta ve kentsel boşluğu; kamusal, özel alanlar arasında kalan, tanımlanmamış, ölçülebilir sınırları olmayan boşluklar olarak ele almaktadır. Sonuç olarak kavram; mekansal bağlamda tanımlı ve tanımsız kentsel boşluklar olarak iki ana grupta değerlendirilebilir (bkz. Şekil 4).

Şekil 5. Tanımlı ve Tanımsız Kentsel Boşluk (URL-7,8)
Tanımlı kentsel boşluklar; meydanlar, caddeler, geçiş boşlukları gibi yapılı çevrenin oluşturduğu sınırlarla belirlenmiş ve kentsel mobiliteye katkı sunan, tasarlanmış boşluklardır (bkz. Şekil 4-5). Tanımsız kentsel boşluklar ise; belirli bir mekansal örgüye dahil olmayan, sınırsız ya da sınırları muğlak, yıkık, herhangi bir yapısal öğenin çevrelemediği, öze/kamusal ilişkilerle işlev kazanmamış, tasarlanmamış alanlar olarak tanımlanabilmektedir (bkz. Şekil 4-5). Bu boşluklar kimi zaman düzensiz harekete imkan tanısa da genelde belli bir kentsel fonksiyona hizmet etmezler. Terkedilmiş arsalar, atıl yapılar arasındaki ara mekanlar, yıkıntılar, çayırlık vb alanlar bu başlık altında ele alınabilmektedir. Bu bağlamda kentsel boşluk kavramı, kentsel ve kamusal mekanları da kapsayabilen bir üst kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Peterson (1979), mekanı kavranabilir, antimekanı ise kavranamaz hacim olarak tanımlar (Trancik, 1986). Tanımsız kentsel boşluklar bu bağlamda bir antimekan olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tüm bu bağlamla birlikte boşluğun kentselliği sorgusu da önemlidir. Boşluğu kentsel yapan; kent sınırları içerisinde ve kente dair olması, kentle bir biçimde ilişki kurması üzerinden okunabilir. Bu bağlamda; kimi zaman kamusal/özel mekan olarak var olan, kentsel hareketi var eden tanımlı boşluklar da, aksine herhangi bir işlevi olmayan, kentsel harekete katkı sunmayan tanımsız boşluklar da kente dair olması ve kentle bağı sebebiyle kentsel boşluk başlığı altında yorumlanabilir.
UYARI :
BU BÖLÜM REFERANSI AŞAĞIDA BELİRTİLMİŞ OLAN, TNUM25- KENTSEL MORFOLOJİ KONGRESİ KİTAPÇIĞI'NDA YER ALAN ANTROPOSEN ÇAĞI'NDA YIKIMIN BOŞLUĞU ADLI BİLDİRİDEN ALINTIDIR ! ÇALIŞMANIN TAMAMI, METİN İÇİ REFERANSLAR VE GÖRSEL REFERANSLARI İÇİN LÜTFEN MAKALEYE AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞINIZ.
Şamlıoğlu, T. (2026). Antroposen Çağı’nda Yıkımın Boşluğu. Türkiye Kentsel Morfoloji Ağı, (2025),
177–192. ISBN : 978-605-2271-82-7
Publisher: Karadeniz Teknik Üniversitesi Yayınları
Page numbers: 177-192
Antroposen Çağı'nda Yıkımın Boşluğu adlı makaleye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


